HİÇBİR ÖZELLİĞİ OLMAYAN PALAMUT

Bu tarifin adı bu evet! Zira gerçekten de hiçbir özelliği yok. Tek yaptığım, fileto kesilmiş palamutları 1 çay kaşığı kekik, 1 çay kaşığı tuz ve karabiberle ovmak ve 1 saat buzdolabında bekletmek, sonra da onları Tahtakale’den 40 liraya aldığım eski tip ızgarada güzelce pişirmek oldu. Yapımı hem çok kolay hem de acayip lezzetli olduğundan sık sık yapıyorum bunu. Salatayı yapana kadar anında pişiyor. En son biraz fazla tuttuğum için balıkları yaktığımdan, artık başında bekliyorum.

Balık bana hep anneannemi hatırlatıyor. 94 yaşına kadar sapasağlam, neredeyse doktora gitmeden yaşamış, son gecesinde gezmeden eve dönerken bir anda gidivermişti öte dünyaya. Sağlığını neye borçlu olduğunu soranlara hep aynı yanıtı verirdi: “Gün aşırı balık yerim, hiçbir şeyi içime atmam.” Rahmetlinin bir de yoğurt tutkusu vardı. Kendi elleriyle yaptığı kaymaklı yoğurdu dolabından hiç eksik olmaz, bazen öğünlerini sadece bir kase yoğurtla geçiştirdiği olurdu. Az yer, öz yerdi anneannem. Aburcuburdan hoşlanmaz, her şeyin en iyisini bilirdi. Bir kalıp peynir için 1 km yürür, her şeyi eliyle tek tek seçmeden almazdı. Kaliteli beslenmenin uzun yaşamla ilgisinin en iyi örneği idi o. Allah rahmet eylesin!

palamut-0439

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>