Kimim ben?

Yemek bloggerları önce güzel yemekler yaparlar, çevrelerinde herkes onlara methiyeler düzer. Sonra, “Neden bir yemek blogu yapmıyorum” der ve bloglamaya başlarlar. Önce güzel yazmayı, sonra da güzel fotoğraflamayı öğrenirler. Benim hikayemde bunların hepsi ters sırayla oldu. 98 yılında gazeteciliğe başladım. Sabah, Hürriyet, çeşitli dergilerle devam eden gazeteciliğe hala kurduğum içerik ajansımla devam ediyor, ancak kendime artık “içerik pazarlamacısı” diyorum. Fotoğrafçılığa gelince, o zaten hayatımın hep içindeydi. Gazete ya da dergici olup da, fotoğraftan ayrı bir dünya olabilir mi! Ajans günleri sırasında birazcık fazla boş zaman, beni hobilerime yöneltti ve 5 ayrı sertifika programına katılarak fotoğraf dünyasına profesyonel adımımı atmış oldum. Uzmanlık alanımı iyice sınırlayarak sadece yemeğe odaklandım. Bütün şartlar hazır olunca da (yemek yapmayı zaten biliyordum :) ) organik blogumu açtım. Neyse ki bu konuda şanslıyım.
Blog açmaya hevesli 20’lik kızların organik yaşamla alakaları yok. Belki biraz daha uzun yaşarım gayretiyle son bir nefes organiğe tutunanların da internete ilgisi. Hal böyle olunca organik yemek blogu yok. Popüler olmam garanti mi dersiniz :)

Blogumda yapılan yemeklerin tümü, organik ürünlerden oluşuyor. Şeker neredeyse hiç kullanmıyoruz. Un desen sadece arada bir sadece organik tam buğday unu veya siyez unu kullanıyoruz. Evimize asla paketli gıdalar girmiyor. Oğlumuz Ata doğduğundan beri de tam 13 yıldır kendi yoğurdumuzu kendimiz yapıyoruz. Daha doğrusu eşim yapıyor, o bu konuda gerçek bir yetenek! Kışlık domates soslarımız, babamın Şile’de babaannemin 40 yıllık geleneksel tohumlarından ürettiği domateslerden yapılıyor. Bu imkanlara sahip olduğumuz için kendimizi şanslı ve daha da önemlisi sağlıklı hissediyoruz. Enerjiğiz, pozitifiz ve hayatı seviyoruz.

Ne derler, “Ne yersen o’sun!

Buradan organiğin pahalı olduğunu söyleyenlere diyenlere de bir çift sözüm olacak. Hele de o kişi günde iki paket sigara içiyorsa… Emin olun, organik için daha fazla ödediğim para, günlük 20 liradan fazla değil. Hele de bunu sağlıklı kalmak için yapıyorsam hiç batmıyor. Kendime, aileme sağlıklı bir yaşam vaat ediyorum ve bunu sadece günlük 20 liraya yapıyorum.
Organik ile ilgili bir başka yargı da organik ürünleri güvenilir bulmama hali. Bunun için sertifaları tanımanızı öneriyorum. Yakında onunla ilgili bir haber yaparak bütün sertifikaları tanımanızı sağalayacağım.
Organik yaşam ve yemek fotoğrafçığıyla ilgili her türlü sorularınızı bu adreslere bekliyorum…

ilkayyo@turuncuicerikatolyesi.com

Ayrıca fotoğraf portfolyom için
www.ilkayography.com

Sağlıklı günlerle :)